GUATR TIROID UZMANI PROF DR METİN ÖZATA
GUATR TIROIT NODUL HASHIMOTO UZMANI PROF DR METIN OZATA
Ana Sayfa      HIPOTIROID      HIPOTIROIDI

HİPOTİROİDİ

PROF DR METİN ÖZATA

 Tiroid Bezi Yetmezliğinin Tanımı, Çeşitleri ve Nedenleri
Tiroid bezinin az çalışmasına ve bu nedenle tiroid hormonlarını az üretmesine ve sonuçta kanımızda tiroid hormonlarının (T3 ve T4) düşük olması durumuna tiroid yetmezliği veya tıp dilinde hipotiroidi denir. Tiroid hormon yetersizliği sonucu vücudumuzun tüm metabolik olaylarında yaygın yavaşlama vardır ve bu nedenle vücudun dengesi alt üst olur. Vücuttaki bu bozuklukların yanı sıra ruhsal çöküntü, unutkanlık, hareketlerde yavaşlama ve uykusuzluk görülür. Hamilelik döneminde tedavi edilmeyen tiroid yetmezliği bebeklerde zeka geriliğine neden olabilmektedir.
 Hipotiroidizm,  toplumda % 4.6  oranında bulunur. Bunun çoğunluğunu başlangıç halindeki veya hafif derecedeki  tiroid bezi yetmezliği (sadece TSH yüksek fakat T3 ve T4 normal olması) oluşturur.   Tiroid yetmezliği tiroid fazla çalışmasından daha çok görülür ve nodüllerden sonra en sık görülen tiroid hastalığıdır.
Tiroid yetmezliği kadınlarda daha sık görülür ve yaşın artmasıyla sıklığı çok artar.
Bebek ve çocuklarda büyüme ve gelişmede belirgin gecikmeye, erişkinlerde ise vücut metabolizmasında yavaşlamaya  neden olan tiroid yetmezliği  tedavi edilmediği durumda kalp ve damar hastalıklarına neden olabilmektedir.

Kaç Çeşit Tiroid Bezi Yetmezliği vardır?
Tiroid bezi yetmezliği 3 şekilde gruplandırılabilir:
1. Hastalığın ortaya çıktığı yaşa göre:   
a) Doğumsal  olabilir
b) Erişkin yaşta ortaya çıkabilir.

2. Hastalığın şiddetine göre:  
a)    Başlangıç halinde veya hafif derecede yetmezlik (Sadece TSH yüksek fakat T4 ve T3  hormonları normal)
b)    Belirgin  veya tam yetmezlik  (TSH yüksek, T4 ve T3 düşük) şeklinde de ortaya çıkabilir.
3. Hastalığın  yerine göre:
a)    Tiroid bezinin  kendi hastalıkları nedeniyle tiroid  hormon yetmezliği oluşması . Bu durum fazla görülür. Tiroid yetmezlikli  hastaların % 95’inde tiroid bezinde hastalık vardır ve tıp dilinde primer hipotiroidizm  adı verilir.
b)     Beyindeki hipofiz bezinden salgılanan TSH hormonunun az salgılanması sonucu da  tiroid yetmezliği ortaya çıkabilir. Bu  durum nadir görülür ve tıp dilinde santral  hipotiroidi adı verilir.
Tiroid Bezi Yetmezliğinin Nedenleri Nelerdir?
Tiroid bezi yetmezliği kalıtım, mikroplar, yaşlanma, iyot eksikliği veya fazlalığı ve kullanılan bazı ilaçların yan etkisi nedeniyle oluşabilmektedir.
Tiroid bezi yetmezliğinin en sık nedeni  Hashimoto Hastalığı geçirmektir. Hashimoto hastalarının hemen tamamında  hipotiroidi kalıcı olarak yerleşir. Bu hastalıkta tiroid bezi, nedeni bilinmeyen bir şekilde küçülür ve hormon yapacak hücreler azalır; sonuçta tiroid hormonu az yapıldığından tiroid yetmezliği ortaya çıkar.
Tiroid yetmezliği yapan diğer bir neden İyot yetmezliğidir.  Tiroid hormon yapımı için gerekli olan iyodun her gün yeteri  kadar gıda ve su ile alınması gerekir. Çok az iyot alınca tiroid hormonları yapılamaz ve tiroid yetmezliği ortaya çıkar. Eğer idrar iyodunuz  45 mg/gün’den az ise sizde   iyot yetmezliği vardır.
 Selenyum yetmezliği de tiroid hormon yetersizliğine neden olabilir. Ülkemizin bazı bölgelerinde selenyum yetmezliği vardır.
Graves hastalığı  denilen tiroid bezinin fazla çalıştığı  bir hastalığın tedavisi için yapılan radyoaktif iyot tedavisi tiroid bezinde  hasar yaptığından  tedaviden birkaç ay sonra veya ilk yıl içinde tiroid bezi yetmezliği ortaya çıkar.
Tiroid bezi iltihabı  ( ağrılı veya ağrısız  tiroid bezi iltihabı )  geçiren hastaların bir kısmında tiroid bezi hücrelerindeki hasar düzelmez ve  hormon yapacak hücreler yok olduğundan  kalıcı hipotiroidi  yani tiroid yetmezliği ortaya çıkabilir.
Tiroid ameliyatı olanlarda  tiroid  bezinin ameliyatla  bir kısmı  veya tamamı  çıkarıldığı için tiroid hormonu yapacak hücre azalır veya kalmaz ve  sonunda  hormon azlığı ve tiroid yetmezliği ortaya çıkar. Ameliyatla ne kadar çok doku alınırsa o kadar sık tiroid yetmezliği gelişir. Tiroid bezinin tamamı ameliyatla çıkarılırsa yetmezlik ilk hafta ortaya çıkmaya başlar. Bezin bir kısmı alınanlarda ilerideki aylarda  veya yıllarda  tiroid hormon azlığı ortaya çıkabilir.
Önceden Hashimoto hastalığı olan hastalar  aşırı  miktarda iyot alırlarsa, bu fazla iyot, tiroid bezinde hormon yapılmasını önleyerek tiroid bezi yetmezliğine neden olur. Görüldüğü gibi çok az iyot almak veya çok fazla iyot almak tiroid bezi için zararlıdır.
Bazı ilaçları kullananlarda da tiroid bezi yetmezliği ortaya çıkabilir. Cordarone isimli kalp ilacı,  psikolojik hastalılıkların tedavisinde kullanılan lityum ilacı  ve hepatit tedavisinde kullanılan interferon ilacı veya interlökin-2 ilacını  kullananlarda da  tiroid bezi yetmezliği ortaya çıkabilir.
Kanser nedeniyle baş ve boyuna yapılan ışın tedavisi (radyoterapi)  sonrası hastaların % 24’ünde tiroid bezi yetmezliği ortaya çıkar.
Beyinde bulunan hipofiz bezinin hastalıklarında TSH az salgılandığında  tiroid bezinde yeteri kadar hormon yapılamayacağı için hipotiroidi gelişebilir.
Günlük diyetle alınan soya yağı, soya fasulyesi, brokoli, kabak, turp, Brüksel lahanası ve kara lahana tiroid bezi yetmezliği yapmaz. Soya  tiroid hormon ilaçlarının emilimini bozduğundan  tiroid ilacının alındığı öğün yenmemelidir.
Kadmiyum zehirlenmesi : Kadmiyum pillerde bulunan bir elementtir.  Atık piller içtiğimiz suya karışırsa aşırı kadmiyum alınmış olur. Fazla alınan kadmiyum selenyumu vücuttan atar. Selenyum tiroid hormonu T4’ü T3’e çeviren enzimin yapısında bulunur. Selenyum olmayınca T3  hormonu oluşamaz ve T3 düşüklüğü ve  sonuçta hipotiroidizm denilen tiroid yetmezliği gelişir.

Tiroid yetmezliğine katkıda bulunan beslenme bozuklukları nelerdir?
1.    Gıdalarla  ve içilen suyla çok az  iyot alınması
2.    Sessiz tiroid hastalığı varken aşırı iyotlu tuz yemek
3.    Yağ asit  eksikliği ve protein yetersizliği
4.    Flor ve kloru fazla  su içmek
5.    Karbonhidratlı gıdalarla çok beslenmek
6.    İyot eksikliği olan kişilerin fazla soya fasulyesi veya soya yağı tüketmeleri
7.    Manganez eksikliği
8.    Sigara içmek
9.    Selenyumun az alınması
10.    Çinko eksikliği
11.    Kadmiyum zehirlenmesi
12.    İyot eksikliği olan menopozdaki bir kadının sıcak basmaları için  soyadan elde edilen isoflovan ilacı alması

Bebeklerde Görülen Doğumsal Tiroid Yetmezliği:
Doğumsal  tiroid yetmezliğinin  dünyada en yaygın  nedeni iyot yetmezliğidir. Annenin yeteri kadar iyot almaması  doğan bebekte tiroid bezi yetmezliğine neden olur.  Bebeğin tiroid bezinin hormon yapması için anne karnındayken anneden  göbek kordonuyla yeteri kadar iyot alması gerekir. Annede iyot az olunca bebeğe de az iyot geçtiğinden  bebek yeteri kadar tiroid hormonu yapamaz.
 Doğumsal tiroid yetmezliği Türkiye’de    her 4000 doğumda 1 görülür.  Kız bebeklerde erkek bebeklere göre 2 kat daha fazla   doğumsal tiroid yetmezliği görülmektedir.  Doğumsal  hipotiroidinin diğer nedenleri % 85  hastada tiroid  bezinde  anormallikler  olmasına (bezin  tamamen yokluğu veya  bir kısmının yokluğu gibi) ya da  % 15 hastada hormon  yapımındaki genetik  bozukluklara bağlıdır.
Doğumsal  tiroid yetmezliği  olup olmadığını anlamak için tüm bebeklerde doğum sonrası topuktan alınan  kanda TSH hormonu ölçümünü  yapmak gerekir.  TSH yüksek çıkarsa bir ay sonra tekrar hormon kontrolü yapılır ve duruma göre tedaviye karar verilir.

Yeni Doğan Bebeklerde Tiroid  Hormon Taraması Mutlaka Yapılmalıdır
Bebeklerde hipotiroidi doğumsal olarak ortaya çıkabilir. Bu bebekler hemen tedavi edilmez ise zeka geriliği, boy kısalığı, el ve yüzde şişlik, sağırlık,  ve  sinir sistemiyle ilgili bozukluklar oluşur ve sonradan tedaviye başlansa bile bu hasarlar düzelmez.
Türkiye’de  yeni doğan her 4000  bebekten birisinde hipotiroidi vardır.  Doğumsal tiroid yetmezliği çoğunlukla  tiroid bezi yokluğu veya hormon yapım bozukluğu nedeniyle oluşur.  
 Bu bebeklerde solunum sıkıntısı, dilde büyüklük, göbek fıtığı, morarma, sarılık, beslenmenin kötü olması, at kişnemesi gibi ağlama ve kemik gelişim bozukluğu vardır.
Bebeklerde hipotiroidi taraması topuktan filtre kağıdına kan damlatılarak yapılır. İlk ölçümde TSH hormonu 30 IU/L’den yüksek çıkarsa  çocuk bir ay sonra tekrar çağrılır ve serbest T4 ve TSH hormon düzeylerine bakılır. T4 düşük ve TSH 30’dan yüksek bulunursa  hipotiroidi yani tiroid bezi yetmezliği tanısı konarak hemen  tiroid ilacı ile  tedavisine başlanır. Bu çocukların tedavisi için   Tıp Fakültelerinde veya diğer hastanelerde bulunan Çocuk Endokrinolojisi bölümüne başvurmanız ve takiplerinin orada yapılması daha uygundur.
Çocuklarda tedavi edilmeyen tiroid yetmezliği büyümeyi engeller, boy kısa kalır ve zeka gelişimi geri kalır.  Bu çocuklar erken yaşta ergenliğe girebilir.

KİMLERDE  TİROİD  YETMEZLİĞİ   RİSKİ  VARDIR?

    Tiroid bezi yetmezliği gelişme olasılığı yüksek olan veya risk altındaki kişiler aşağıda verilmiştir:
1-    Ailesinde tiroid hastalığı olanlar :  Ailesinde Hashimoto hastalığı ve Graves gibi hastalığı olanlarda tiroid bezi yetmezliği gelişme riski daha fazladır.
2-    Kadınlar: Tiroid bezi yetmezliği  kadınlarda  erkeklere göre 8-10 kat daha fazla görülür. Bu nedenle kadınlar risk altındadır.  Özellikle gebelikte, doğumdan sonraki ilk yıl içinde  ve menopoz döneminde kadınlarda tiroid bezi yetmezliği sıklığı çok fazladır.
3-     50 yaş üstü tüm kadınlar : Hipotiroidizm her yaşta ortaya çıkabilir ancak yaş artıkça risk artar.  Kadınlarda özellikle 50 yaşın üzerinde tiroid yetmezliği sıklığı artar. Erkeklerde ise 60 yaşın üzerinde  daha fazla görülür. 70 yaşın üzerindeki kadınların %15’inde hipotiroidi vardır.
4-    Daha önceden tiroid hastalığı  veya tiroid ameliyatı   geçirenler: Önceden tiroid hastalığı geçirenlerde tiroid bezi yetmezliği gelişebilir. Ameliyat olanlarda da yeteri kadar hormon yapacak tiroid bezi kalmayınca hipotiroidi gelişir.
5-    Guatrı olanlar: guatrı olanlarda  Hashimoto hastalığı veya tiroid iltihabı önceden mevcut olabilir ve bu nedenle tiroid yetmezliği bulunabilir.
6-    Şeker hastalığı olanlar: Şeker  hastalarının % 10’unda  Hashimoto hastalığı ve buna bağlı hipotiroidi gelişir. Doğum yapan şeker hastalarının   % 25’inde tiroid bezi iltihabı ve buna bağlı tiroid yetmezliği ortaya çıkmaktadır.   
7-    Otoimmün hastalıklar denen ve vücudun kendi organlarını tahrip etmesiyle karakterize  Addison hastalığı (böbreküstü bezi yetmezliği-kortizol hormon azlığı), alopesi (saçlarda belirli bölgelerde dökülme-saçkıran), vitiligo (deride renksiz bazı alanlar olması)  ve  tip 1 şeker hastalığı  gibi hastalığı olan kişilerde tiroid bezi yetmezliği daha fazla görülür.
8-    Demans veya depresyonu olanlar: : Hipotiroidi bazen demans şeklinde karşımıza çıkar. Bu kişilerde tiroid hormon tetkiklerinin yapılması  gerekir.  Manik-depresif hastalığı olanlarda da hipotiroidi sık görülmektedir. .
9-    Lityum ve amiodaron (cordarone)  ilacı kullananlar : Bazı psikolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan Lityum ilacı   guatr ve hipotiroidizm gelişmesine neden olabilir.  Lityum kullanan hastaların % 5’inde tam tiroid yetmezliği, % 25’inde hafif tiroid yetmezliği gelişmektedir. Kalp atım (ritm) bozukluklarının tedavisinde kullanılan Cordarone (amiodaron) ilacı da tiroid bezi yetmezliğine neden olabilmektedir.  Bu ilaçları kullananlarda belirli aralıklarla TSH hormonunun  ölçülmesi gerekir.
10-    Kolesterolü yüksek olanlar: Hipotiroidisi bulunan  hastalarda kan kolesterolü yükselir. Bu nedenle kolesterolü yüksek kişilerde tiroid hormon tetkiki yapılması gerekir.
11-    Gebe kalamayan (kısır) kadınlar: Çocuk istediği halde gebe kalamayan kadınlarda tiroid yetmezliği olabilir. Tiroid yetmezliği yumurtlamayı engeller. Bu tür kadınlarda tiroid hormon tetkikleri yapılır.
12-    Glokom ve algılama bozukluğu olan yaşlılarda : Gözdeki tansiyonun artmasına glokom denir. Glokomlu hastalarda tiroid hormon yetmezliği sık bulunur.  Algılama bozukluğu varsa yine tiroid bezini araştırmak gerekir.
13-    Kan sodyumu düşük  olanlarda : Kanda sodyum tetkiki düşük çıkan kişilerde bazen tiroid bezi yetmezliği olabilir.
14-    Kansızlığı (anemisi) olanlarda : Hipotiroidide kansızlık sık olduğundan kansızlığı olanlarda tiroid hormon tetkiklerinin yapılması gerekir.
15-    CPK ve LDH  tetkikleri yüksek olanlarda : kreatin fosfokinaz (CPK)  ve laktat dehidrogenaz (LDH) kan tetkikleri  hipotiroidili hastalarda  yüksektir. Başka amaçla bu tetkikler yapıldığında yüksek bulunursa hipotiroidi olabileceği akla gelmeli ve tiroid hormon tetkikleri yapılmalıdır.
16-     Karaciğer tetkikleri bozuk çıkanlarda: Karaciğer tetkikleri dediğimiz SGOT, SGPT ve alkalen fosfataz hipotiroidide yüksek çıkabilir. Başka amaçla yapılan bu tetkikler yüksek çıktığında o kişide  hipotiroidi  hastalığı olabileceği de düşünülerek tiroid tetkikleri yapılmalıdır.
17-    Prolaktin hormonu yüksek  olanlarda : Memeden süt salgılatıcı hormon olarak bilinen prolaktin hormonu  tiroid hormonları az ise kanda yükselebilir.  Prolaktin hormonunu yüksek olan kişilerde tiroid bezi yetmezliği olup olmadığının   araştırılması gerekir.
18-    Down sendromu veya Turner sendromu adı verilen doğumsal genetik hastalığı olanlarda hipotiroidi sık görülür.

TİROİT BEZİ YETMEZLİĞİNDE OLUŞAN ŞİKAYET VE BELİRTİLER
Tiroid bezi yetmezliğine ait şikayetler hastalığın şiddetine göre değişir. Bazen hiçbir şikayet yok iken bazı hastalarda çok şiddetli belirti ve şikayetler ortaya çıkar. Bazı belirtiler özellikle yaşlı kişilerde yaşlılığa bağlanır ve hastalık akla gelmez ise atlanır. Tiroid bezi az çalışan ve tiroid hormonları kanda azalan bir kişide şu belirtiler olabilir:
•    Kolay yorulma, yorgunluk, bitkinlik, enerji azlığı (yaygın)
•    Hatırlamada zorluk, unutkanlık, yavaş düşünme, konsantre olamama
•    Hareketlerde yavaşlık
•    Sabahleyin uyanmada zorluk, daha çok uyku isteği, gün içinde uyuklama
•    Üşüme veya kendini soğuk hissetme
•    Terlemenin azalması
•    Kuru, soğuk, kalın ve kaşınan bir deri
•    Sarı veya portakal renginde bir deri
•    Kuru, kaba ve kolay kırılan tırnaklar
•    Saç dökülmesi, saçlarda azalma, kaşlarda  dökülme
•    İştah kaybı
•    Kilo alma ve kiloyu verememe
•    Horlama  başlaması
•    Kas krampları ve eklemlerde ağrı oluşması
•    Kaslarda iğne batması hissi veya karıncalanma
•    Kabızlık olmaya başlaması
•    Göz etrafının ve  göz altının şişmesi
•    El, ayak ve eklemlerde şişlik
•    Karpal tünel sendromu denilen el bileğinde sinir sıkışması ve ağrı
•    Adet kanamalarının daha fazla miktarda olması,  adetlerde kramp olması ve adet öncesi dönemin kötü geçmesi
•    Bazı kadınlarda adet sıklığının azalması veya adetlerin  kesilmesi
•    Depresyon gelişmesi ve hiçbir şeyle ilgilenmeme
•    Sesin kalınlaşması ve ses kısıklığı
•    İşitmede azalma oluşması
•    Guatr oluşması (Hashimoto hastalarında olur)
•    Tiroid bezinin küçülmesi (tiroid bezi iltihaplarına veya Hashimotonun son evresine bağlı olarak)
•    Kalp hızının ve nabız sayısının azalması
•    Kan kolesterol  düzeyinde artma
•    Gebe kalamama (kısırlık)
•    Libido (Cinsel istek) azlığı ve empotans
•    Reflekslerin  yavaş olması
•    Kekemelik
 Yukarıda sıralanan şikayet ve belirtilerin hepsi tiroid yetmezliği olan bütün hastalarda olmadığı gibi bu şikayetlerin olması da o kişide mutlaka tiroid bezi yetmezliği olduğu anlamına gelmez.   Bu şikayetlerin çoğu  tiroid bezi yetmezliği olmayan kişilerde de olabilir. Bu nedenle de farkına varılmayabilir. Tiroid bezi yetmezliği olan birçok kişi kendisinde bu hastalığın olduğunu bilmeden  şikayetlerine çare bulmak amacıyla Endokrinoloji uzmanı yerine başka doktorlara gider. Adet bozukluğu nedeniyle kadın-doğum  uzmanına, depresyon nedeniyle psikolog veya psikiyatri doktoruna, kansızlık nedeniyle  hematoloji uzmanına  ve kas ağrıları nedeniyle fizik tedavi uzmanına giden çok hasta vardır. Bu uzmanlar tiroid bezi hastalığından şüphelenirlerse hipotiroidi  hastalığı teşhis edilir, aksi durumda  ise sadece şikayete yönelik tedavi yapılır ve hastalık düzelmez.  Bazı hastalarda tiroid bezi yetmezliği yavaş olarak geliştiğinden  farkına varılması zaman alabilir.
    

TİROİT BEZİ YETMEZLİĞİ (HİPOTİROİDİ)  ÖNLENEBİLİR Mİ?
Tiroid yetmezliğinin önemli nedenlerinden birisi iyot yetmezliğidir. İyotlu tuz yiyerek  yeteri kadar iyot alınır ve böylece doğumsal hipotiroidi önlenebilir. Hipotirodinin kalıcı hasar yapmaması için doğan çocuklarda hipotiroidi taraması yapılmalı ve erkenden tedaviye başlanmalıdır.
Hipotiroidi  bağışıklık sistemindeki bozukluktan, yani Hashimoto hastalığından  dolayı oluşmuşsa bu tür hastaların bazılarında hipotiroidi kendiliğinden düzelebileceğinden 1-2 yıllık bir tedaviden sonra  tiroid ilacının dozunu yarıya düşürüp TSH’ ya bakmak gerekir. Eğer TSH yine yüksek ise hastalık düzelmiyor demektir ve ilaç tedavisine eskiden alınan dozda  devam edilir.
İyot alımının artması veya yüksek derecede iyot almak bazen tiroid bezi yetmezliğine neden olmaktadır. Bu hastalarda iyot alımını azaltmak TSH düzeylerinde azalmaya  yani tiroid bezi yetmezliğinde düzelmeye neden olmaktadır. Japonya’da yapılan bir çalışmada iyot alımı azaltılan tiroid bezi yetmezlikli hastaların %33’ünde TSH normal düzeylere gelmiş, %50’sinde  ise TSH’ de azalma olmuştur.
Ameliyatla tiroid bezinin tamamı veya çoğunun alındığı kişilerde veya radyoaktif iyot tedavisi almış kişilerde tiroid yetmezliği düzelmez.

   
TİROİT BEZİ YETMEZLİĞİNİN ORGANLARIMIZDA YAPTIĞI DEĞİŞİKLİKLER:
Erişkin yaşlarda ortaya çıkan tiroid bezi yetmezliği kolay yorulma, üşüme ve kilo alma yapar.  Metabolizmanın yavaşlaması sonucu  vücut ısısı  azalır ve hastalar soğuğu sevmez ve sıklıkla üşümekten şikayet ederler.
Metabolizma hızı azaldığından iştahta ve gıda alımında azalma oluşur.
Vücut ağırlığı yaklaşık % 10 oranında artar ve genellikle  bazal metabolizmanın azalmasına, vücut yağının artmasına, ve su ve tuz birikmesine bağlıdır.
 Göz etrafındaki şişlik   glikozaminoglikan denen maddelerin dokularda birikmesi nedeniyle oluşur. 
 Cildin soğuk olması  ise damarların kasılması ve az kan gitmesi nedeniyle ortaya çıkmaktadır.
Guatr varsa genellikle Hashimoto tiroiditine bağlı olarak gelişir.
Hipotiroidisi olan bir kişide açlık kan şekeri normal sınırlar içindedir. Eğer hipotiroidili bir hastada kan şekerleri düşük seyrediyorsa birlikte böbreküstü bezi yetmezliği (Addison hastalığı-kortizol hormonunun az olması) olabilir bu yönden araştırma yapmak gerekir.
Tip 1 diyabeti-şeker hastalığı bulunan bir  hastada hipotiroidi gelişirse kullandığı  insülin dozu ihtiyacı azalır. Daha az insülinle kan şekeri kontrol edilmeye başlar.

a- Tedavi Olmayan Tiroid Yetmezlikli Bir Kişide  Koroner Kalp hastalığı ve Tansiyon Yüksekliği Görülebilir:
Hipotiroidili hastaların  % 20‘sinde küçük tansiyonda yükseklik olabilir. 
Kalp atım hızı azalır ve nabız sayısı azalabilir.
Tedavi edilmeyen hastalarda kalp zarında sıvı birikebilir.
Koroner kalp hastalığı hipotiroidi tedavi edilmez ise sıklıkla oluşur. Bunun nedeni kanda kötü kolesterolün (LDL kolesterol) yüksek olmasıdır.  Ayrıca homosistein ve hassas CRP  gibi kan tetkikleri  hipotiroidili hastalarda  çoğunlukla yüksektir ve  koroner kalp hastalığı riskinin arttığını gösterir.
Özellikle hipertansiyonu  ve  hipotiroidisi bulunan hastalarda koroner kalp hastalığı  daha çok görülmektedir.
Bu nedenle hipotiroidi hastalarda yılda bir kalp kontrolü yapılmalıdır.
b- Hipotiroidide Akciğer Bozuklukları:
Solunum yavaşlamıştır.  Uykuda nefes durması (apne) sık görülür. Dilde büyüme ve   kas hareketlerinin azalması uyku apnesine neden olur. Horlama başlar.  Nadiren hipotiroidili hastalar uyku apnesi ile başvurabilirler.
c- Hipotiroidide Kabızlık ve Karaciğer Testlerinde Yükseklik Sık Görülür: 
Tiroid bezi az çalışınca yemek borusu, mide, ince bağırsaklar ve kalın bağırsakta  hareket azalır.  Mide boşalması uzamıştır. Kronik kabızlık   gelişir.
Karaciğer  testleri denilen   SGOT, SGPT ve alkalen fosfataz  tetkikleri kanda yükselir. Tedavi ile bu testler zamanla normalleşir.    Safra kesesi hareketleri de azalmıştır. 
d- Hipotiroidide Kansızlık Sık Görülür:
Kansızlık, tiroid yetmezliği olan hastaların  % 30’unda görülür.   Hipotiroidinin tiroid hormon ilaçlarıyla yapılan tedavisi sonrası kansızlık düzelir. Bu hastaların  % 2-15’inde   demir yetersizliğine  bağlı anemi görülür.   Çoğunlukla  adet kanamalarının sık olması veya midedeki asit yokluğu nedeniyle demirin bağırsaklardan emilememesi nedeniyle  demir yetmezliğine bağlı kansızlık oluşur. Ayrıca folat ve B12 vitamin eksikliğine  bağlı  anemi   de gelişebilir. Lökosit (kan beyaz hücreleri) sayısı  bu hastalarda normaldir. Eğer lökosit sayısı düşerse bu durum vitamin B12 veya folat eksikliğinden oluşur.
 Hipotiroid hastalarda  ciltte kolay morarma, sık adet kanaması veya  diş çekimi sonrası uzun süren kanamalar olabilir.  Kanama zamanı uzamıştır; kan pıhtılaşmasında zorluk oluşur.
e- Kas ve iskelet Belirtileri: 
Kas krampları, uyuşukluk veya karıncalanma,  kas güçsüzlüğü  ve eklem ağrıları  olabilir. Bazı hastalarda eklemlerde sertlik oluşur; refleksler yavaşlar. 
f- Beyin ve sinir belirtileri:
Erişkin yaştaki hipotiroid hastalarda beyine giden  kan akımı azalır.  EEG tetkikinde   bozukluklar vardır ve bu bozukluklar tedaviyle düzelir.
Hipotiroid hastada hareketlerde ve  düşünmede  yavaşlık, unutkanlık ve  konsantrasyon bozukluğu vardır. Konuşma yavaş ve ses kalındır. İşitmede azalma olabilir. Gündüzleri uyuklama vardır ve  gece uzun süre uyurlar.
Hipotiroidi demansa  neden olan hastalıklardan  birisidir. Yaşlılarda bu nedenle yanlışlıkla bunama oluştu zannedilebilir.
Karpal tünel sendromu denen el bileğinde sinir sıkışması ve  diğer  sinirlerin çalışmasında bozulma görülebilir.
Hipotiroidili bazı  hastalarda  göz kapağı düşüklüğü gelişebilir.  

g- Üreme Sistemi Bozuklukları:
Hipotiroidi genç yaşta  başlarsa seksüel gelişme gecikir. Çok nadiren erken yaşta  ergenliğe giriş   ve testislerde büyüme oluşabilir.   Erkeklerde sperm sayısı normaldir, ancak bazı  kişilerde cinsel istekte azalma ve empotans gelişebilir. Erişkin kadınlarda adet bozuklukları, yumurtlama olmaması ve adet kanamasının fazla olması görülebilir. İlaç  tedavisiyle bu bozukluklar düzelmektedir.
      h- Depresyon Sık görülür :
Depresyon veya bazen ajitasyon denilen saldırganlık görülebilir. Depresyo,  tiroid bezi yetmezliği olan kişilerin % 40’dan fazlasında saptanır. Beyindeki mutluluk hormonu denilen serotoninin yapımının  azalmasından  dolayı depresyon geliştiği ileri sürülmüştür.
i- Kalın, soğuk ve  kuru bir deri  ve saçlarda dökülme hipotiroidide sık görülür.
Hipotiroid olguların ciltleri kuru, soluk, kalın ve kabadır.  Derideki yağ bezleri ve ter bezleri az çalıştığından ciltte kuruluk oluşur. Solukluk genellikle cilt kan akımının azlığına ve anemiye (kansızlık) bağlıdır. Saçlar kaba, kırılgan ve azdır. % 50  hastada   yaygın saç kaybı vardır.  Ayrıca sakal ve genital (penis veya  vajina etrafındaki) kıllarda  ve kaşlarda azalma oluşur.  Kaşların  yan tarafında incelme vardır.
 Tırnaklar  kalın ve kırılgandır. Tırnaklar üzerinde yarıklar vardır ve yavaş büyür.
j- Kanda karoten birikmesi cildinize sarımtırak bir renk verir:
Karoten sarı veya portakal renginde bir renk maddesidir (pigment). Tiroid bezi yetmezliğinde gıdalarla alınan karoten vücutta A vitaminine dönüşemez ve kanda birikir. A vitamininin parçalanması  azaldığından kanda  A vitamini düzeyi yükselir.
Ciltteki sarımtırak renk el ayalarında belirgindir ve kanda karoten (A vitaminin öncüsü)  birikmesinden  dolayı oluşur.
HİPOTİROİDİ (TİROİT BEZİ YETMEZLİĞİ) NASIL TEŞHİS EDİLİR?
Hipotiroidi hastalığı kan testleriyle kolaylıkla teşhis edilir. Test olarak T3, T4, TSH, anti-TPO antikoru ölçülür ve tiroid ultrasonu yapılır. Kanda serbest T4  hormonu düşük ve TSH  yüksek ise   hipotiroidi tanısı konur. Serum T3 düzeyleri değişkendir ve bazen normal sınırda olabilir.  Çok nadiren hipofiz bezi yetmezliğine bağlı  tiroid bezi yetmezliği olabilir, o zaman TSH hormonu  düşük, T4 ve T3 hormonu da düşüktür. Tiroid bezi yetmezliği teşhis edilen hastalarda tam kan sayımı, karaciğer testleri ve kolesterol, trigliserit ve LDK kolesterol  tetkikleri ile kalp grafisi (EKG) tetkiki yapılır. Kalp hastalığı riskini anlamak için kanda homosistein ve hassas CRP tetkiklerine bakılması faydalıdır.  Kansızlık varsa kanda ferritin, B12 vitamini ve folat düzeylerine bakılarak demir eksikliği veya vitamin eksikliği olup olmadığı araştırılır.
Aşikar yani belirgin (tam)  tiroid yetmezliğinde  TSH  hormonu kanda artar ve genellikle  10 IU/L’den daha yüksek çıkar;  kandaki T4 ve T3 hormonları da düşmüştür. 
Başlangıç halindeki tiroid yetmezliğinde ise  TSH hormonu  4 ile 10 IU/L arasındadır. Bu durumda T3 ve T4 hormonları normal sınırlar içindedir.
 Bu hastalarda ölçülen anti-TPO ve anti- Tiroglobulin antikorları kanda yüksek  çıkarsa  tiroid yetmezliğini  Hashimoto  hastalığının yaptığına karar verilir.
Tam kan sayımı tetkiki  yapılan hipotiroid hastaların % 30-40’ında anemi (kansızlık), % 15’inde  demir eksikliği (kanda ferritin düşüklüğü) saptanır. Bazı hastalarda kanda folik asit vitamini ve B12 vitamini düşük çıkabilir. Bu hastalarda eksik olan vitamin ilaçlarla tedavi edilir.
Kanda  kreatinin fosfokinaz (CPK)  ve prolaktin düzeyleri yüksek olarak bulunabilir. Prolaktin hormonundaki   orta derecede bir yükseklik oluşur ve  Levotiroksin ilacı kullandıktan sonra  düşer. Eğer hastanın  tiroid hormonları normale geldiği halde prolaktin hormonu yine yüksek ise  doktorunuz prolaktin hormonlarını yükselten diğer nedenleri araştırır.
 Ayrıca SGOT (AST), SGPT (ALT), GGT, laktat dehidrogenaz (LDH), CPK ve amilaz  tetkiklerinde yükselmeler olabilir. Bunlardan  en fazla yükseleni CPK tetkikidir.
Hipotiroid hastalarda kan yağları yüksektir.  Trigliserit denilen yağda hafif artış olurken, total kolesterol,  LDL kolesterol, ve Lp (a)  isimli yağlarda artma olur.
Homosistein  ve CRP düzeyleri de  kanda yükselir. Yağ yüksekliği ve homosistein yüksekliği   koroner arter hastalığının hipotiroid hastalarda sık görülmesine neden olur.

TSH Hormonu  Hafif Yüksekse Ne yapmalı?
Tiroid bezi yetmezliğinin hafif derecede olduğu veya başlangıç aşaması dediğimiz durum  serbest T3 ve serbest T4 hormonları  kanda normal  seviyede olduğu halde sadece TSH hormonunun yüksek olmasıdır.
TSH hormonu 2.5-ile 4.0 U/L arasında çıkarsa  TSH hormonu ölçümü tekrar yapılır. Özellikle anti-TPO antikoru kanında yüksek olan kişilerde ilerde tiroid yetmezliği gelişebileceğinden TSH hormon tetkikini  yılda bir defa mutlaka  ölçtürmek  gerekir.
TSH hormonu 4.0 ile 20.0 U/L arasında ise hafif derecede tiroid yetmezliği var demektir.
İleride bu hastalarda T4 düşmeye buna karşılık TSH artmaya başlar ve tam tiroid yetmezliği gelişir.

Bu ölçümler sırasında total T4 ve Total T3 hormonu değil serbest T3 ve serbest T4 hormonlarının ölçülmesini isteyiniz. Total hormon ölçümünün artık bir değeri kalmamıştır.  Gebelerde total T4 ve T3 ölçümü özellikle yanlış sonuç verdiğinden mutlaka serbest T3 ve serbest T4 ölçümleri yapılmalıdır.